Make your own free website on Tripod.com

YALNIZLIK YAĞMURLARI ŞİİRLERİ

 

Yılmaz Çamdalı

 

 


BEN

 

Ben 1949’un Yeni doğan çocuğu

Ben Safiye Hanımın

Son nazar boncuğu

Yirminci yüzyılın

Dallı budaklı şairi

Yılmaz ÇAMDALI

Ben dış kapının

Dış mandalı…

 


     Akrostiş

 

ÇAMDALI

 

Yaz, kış yemyeşil durduğuna bakmayın

Izdırabı büyüktür çamdalı’nın

Lügatında, simgesinde dert

Mevsimleri tanısaydı çoktan solardı

Acıyla dolu baharların birinde elbet

Zifiri karanlıklara kök salmadan hasret

 

Çürümezdi böylesine yalnızlıktan

Azıcıkta olsa çamdalı’nın gölgesinden

Mutluluklar düşerdi yerlere

Dünyası sevinç dolardı onu

Anlayacak biri çıksaydı ve

Lodos rüzgarı kalleşlik etmeseydi

Ilık, ılık esseydi bu Çamdalı’na…

 


İÇİMDEKİ BOŞLUK

 

Dünya başıma yıkılmışta

Sanki altında kalmış gibi

Bir sıkıntı çöker içime

Sanki bir kabus varmış gibi.

 

Gülüp oynamam hepsi yalan

Sevgisiz yaşamak olmuyor.

Sensiz kederliyim, yalnızım.

İçimdeki boşluk dolmuyor.

 


MERİH KIZI

 

Sen bir Merih kızısın

Benim dünyamı anlayamazsın

Bakıpta sönük yıldızlara

Benim gibi ağlayamazsın

 

Ellerim uzansaydı

Saçlarını tutmaz mıydım hiç

Aynı dünyalarda olsaydık

Sana koşmaz mıydım hiç

 

Seni semalarda pırıl pırıl

Yıldızlar seyrederken

Benim dünyamda

Benim yüzüme bakan bile yok…

 

 

 


KÖRDÜĞÜM

 

Yosunlu taşlar üzerinde

Saçlarını rüzgara vermiştin

Bilinmeyen bir mevsimde

Bana Yağmur gibi gelmiştin

 

Seni bakladiğim bu sahilde

Artık deniz şarkı söylemiyor

Öyle düğümlenmişsinki beynimde

Seni kimseler çözemiyor.

 

Bir tutsak gibiyim ellerinde

Adını muska yaptım dillerimde

Ne yaşadığım ne öldüğüm

Kalbimde açan ilk ve son gül

Beni esrik eden düğüm

Çözül çözül.

 


SANMA

 

Gün gelip bıkacağımı sanma!

Bu aşkı yıkacağımı sanma…

Ölünceye kadar senden başka

Birine bakacağımı sanma!

 

Sil içindeki yersiz korkuyu

İnanki hayat sensiz kör kuyu

Güzelliğini tatdıktan sonra

Bırakıp kaçacağımı sanma

 

                                            


SİTEM

 

Gülümseyen bir yüz önünde

Dudağımı büke büke ağladım

En mutlu olacağım çağda

En bedbaht olduğumu anladım

 

Eğer sevmek bu ise, istemem

Beni bütün sevdiklerim unutsun

Ömrümü zehirleyen alem

Mutsuz gönüllerde avunsun.

 


HEP AYNI

 

Bir sabahın oluşunu,

Daha seyrediyorum,

Yapayalnız

Bilmem ki uykusuz geçen

Bu kaçıncı gece

Gözlerimi yummadan beklediğim sabahlar

Aydınlanan dünyam sanmayın ki

Beni mutlu ediyor

Bir sabah oluyor ki akşamını

Bir akşam oluyor ki sabahını arıyorum.

 


SENİN İÇİN

 

Bir zamanlar ben de sevmiştim

Sevdiğim günler şimdi uzakta

Aşkla hicranla yanan gönlüm

Sönmedi senin için yanmakta

 

Sevda bahçesinin gülleri

Solmadı senin için açmakta

Sakın öldü sanma bu ruhu

Ölmedi aşkınla yaşamakta

 


DUVARLAR

 

Süslü,püslü veya

Kırık dökük duvarlar.

Posterli tablolu veya

Çırıl çıplak duvarlar.

Benim derdimden ne anlar.

 

 

 

Bazen sıvalarını okşadığım

Bazen de karşısına geçip

Konuştuğum duvarlar

Benim derdimden ne anlar.

Bir anlasalar ya yıkılır ya çatlar

Sırdaşım saydığım duvarlar.

Benim derdimden ne anlar…

 


ZOR

 

Gülmek zor, ağlamak zor

Gelmek zor, gitmek zor

Oysa bir zamanlar

Ne kadar kolaydı

 

Yürümek zor, durmak zor

Almak zor, satmak zor

Oysa bir zamanlar

Ne kadar kolaydı…

 

Böylesine esnek

Bir hayatın içinde

Kıvırmak zor becermek zor…

 


CEZA

 

Benim kadar

Kendini sevmeyen

Ve de bencil

Birine rastlamadım

 

 

TERFİ

 

Dosta düşmana

Şampanya açtım

Kendi aleyhime kampanya açtım

Ve

Varlıktan yokluğa terfi ettim.

 

ÇEKİMSER

 

İnsem denizin dibine

Balıklarla iskambil oynarım

Çıksam gökyüzüne

Kuşlarla hayal çekerim

Ben yalnızlık acısını

En çok yeryüzünde çekerim

Çalmadığın için bir dostun kapısını…

 

 


SORU

Beni hatırlaman için

Sana büyük bir armağan

Alacak değilim

Bırak bir gün için anılar

Dans etsin havada

Ve seninle hafife

Aldığın bu mısralarım

Mana ile ağırlaşıp

Dibe batsın

Sanıyor musun ki sen

Yokluğumda mutlu olacaksın.

 

AŞK BİLETİ

 

Tam bir milyon sevgili

Çekliyor aşk bileti

Son rakamın üç yedi

İçim içimi yedi

Dedim benim de olsun

El gibi

Son defa uzattım elimi

Yine boş çıktı aşk bileti

Bütün sevgim tükenmiş

Hayırsızları seve seve

Amorti bile çıkmadı

Yine gönlü boş döndüm eve…

 

POSTA PULU

 

Borç senetlerine yapıştırmayın

Damga pulu gibi beni

Bırakın bir sevenin

Zarfında posta pulu olayım

İsterseniz yırtın yok olayım

Beni damga pulu yapmayın

Kurban olayım…

 

BARIŞ MANÇO’YA

 

Bir varmış bir yokmuş misali

Aramızdan ayrılsa da o

Ruhumuzun derinliklerine,

Işık tutan ölümsüz

Şarkıları ile kalbimizde o…

 

Miras bıraktı dostluğu

Arkadaşlığı ve kardeşliği,

Nesillerden, nesillere o

Çocukların ve tüm insanlığın sevgilisiydi


GÖNÜL MAHKEMESİ

 

Seven davalı sevilen davacı

Neden bütün suç sevenlerde

Neden sevenin, bütün ızdırap acı

Hiç kabahat yok mu sevilende?

 

Esas sevmeyenlerden bütün günah.

Ben sevenlerden yanayım,

Yaşadıkça daima seveceğim

Çünkü sevenlerin şahidi Allah.

 

Birgün vicdan karar verecek.

Sevmeyenler de sevecek.

Onlar da mahkum olacak sevmeye.

Ve bitecek bu gönül mahkemesi…

 


DAĞ SEVDALISI

 

Ben Ağrı’nın zirvesinde

Erciyes’in tepesinde…

 

Ben Cilo’da Munzur’da

Toroslar’da Kaçkar’da

 

Ben dağların olduğu her yerde

Uludağ’da, Palandöken’de

 

Bolu dağı’nda, Beydağları’nda

Benim gönlüm ülkemin dağlarında…

 


S’ye

 

Seni tanımadan önce

Bu gibi durumlarda…

Böylesine etkilenmezdim.

Oysa şimdi senden Uzak duramıyorum

 

Kendimi tanımasam

Şıp sevdi diyeceğim

Yanımda olmadığın biran

Belki de özleminle öleceğim

 

Oysa bu kahır dolu

Mısraları değil

Mutluluğun şiirini yazmak

Isterdim avuçlarına.

 

Ve mutlaka bir damla

Sevinç gözyaşı bırakırdım

Nazlı bir çiçek gibi

Karşımda seyretmedim seni

Tutup, koklardım…

 

 


NE ZAMAN

 

Sana monte edilmiş gibiyim,

Kendiniş benden çektikçe

Sanki bir parçam kopuyor.

 

 

Ve tüm buna karşın metanetle

Kollarıma atılacağın

Günü bekliyorum…

 

Ne zaman tutacaksın ellerimi

Ne zaman dizlerimin dibine

Çökeceksin ne zaman?

 

Ve senle dolu bir geceyi

Bana ne zaman vereceksin,

Ne zaman tattıracaksın

Sıcaklığını,

 

Ne zaman paylaşacaksın

Mutluluğu benimle…

Ve ne zaman kaldıracaksın

Aramızdaki mesafeleri…

Ne zaman sokulacaksın…

Ne zaman?

 


KARDEŞLİK MARŞI

 

Yıllardır bizi yıkan

Entrika ve kalleşlik

Bir Bayrağın altında

En güzeli kardeşlki

 

Doğup, büyüdüğü yerdir

Bir insanın vatanı

Kardeş olmak güzeldir

Boşver atıp tutanı

 

Ay yıldızlı formamız

Milli takım olalım

Onu bunu bırakıp

Hep el, ele olalım

 

Benim cennet Türkiyem

Olsun Günlük güneşlik

Kavgalar sona ersin

En güzeli kardeşlik…

YALNIZLIK DOSTUMA

 

Sen yanımda iken yalnızlığım eriyor

Sen gidince şımarıyor, büyüyor

 


Güncel

YAŞ GüNÜ

 

Yanan mumlara

Geçen yıllara püf…

 

SANDVİÇ

 

Sen kaşarlısın

Ben de sosisli

 


YATILI MİSAFİR

 

Açtım kapıyı her gelen

İçeri daldı

Kimi çay kimi kahve aldı

Gelenlerin hepsi geri gitti

Yalnızlık yatılı kaldı…

 

KARŞI TARAF

 

Karşı taraf atak

Aceleci ve açıkgöz

Karşı taraf arsız Ve vurdum duymaz

 

Karşı taraf

Puan cetvelinin

En üstünde na mağlup

 

İşte bütün bunlar,

Karşı tarafın düşünceleri

Ve bu sebepten dolayı…

Günlük hayatımızda…

Karşımıza bir de karşı taraf çıkıyor.

 

 


Güftelere Doğru

 

TUTUP BENİ ATAR MISIN

 

Boncuk olsam bileginde

Ateş olsam yüreğinde

Çakıl olsam Küreğinde

Tutup beni atar mısın?

 

Arı olsam peteğinde

Nakış olsam eteğinde

Bir kuş olsam çiçeğinde

Tutup beni atar mısın?

 

Mecnun olsam yollarında

Mazi olsam yıllarında

Sarhoş olsam kollarında

Tutp beni atar mısın?

 


SANA GELECEĞİM

 

Ömrümün son çiçeği

Düşse de dallarımdan

Canım kelebek gibi

Uçsa da kollarımdan

 

Söz sana geleceğim

 

Melekler ellerime

Yağmurları getirse

Zebaniler alıpta

Cehenneme götürse

 

Söz sana geleceğim.

 


DELİ RÜZGAR

 

Deniz ak saçlarını

Kumsallara seriyor

Bu deli rüzgar inan

Bana senden esiyor

 

Kapanmış baştan başa

Gökteki pencereler

Omuzlarına binmiş

Günahların geceler

 

Dudaklar dudaklarda

Buseler kol geziyor

Bu deli rüzgar inan

Bana senden esiyor…

 


DERT KÜPÜ

 

Ümitleri suya düşmüş

Hayalleri birden sönmüş

Yıkılmış da manen ölmüş

Bir zavallıyım şimdi ben

 

Yollarım karanlık, çıkmaz

Usandım bu sokaklardan

Ben gibi olsa kim bıkmaz

Bir perişanım şimdi ben

 

Ömrüm boyunca bu kader

Nedense bana kin güder

Ne tükeneir ne de biter

Bir dert küpüyüm şimdi ben…

 


MAZİYİ ANARAK YAZ

 

Biliyorum ki bana

Üç mevsimdir kırgınsın

Unut tüm olanları

Neden hala dargınsın

 

Geçmediyse hiç hırsın

İçinden kızarak yaz

Allah’ını seversen

Maziyi anarak yaz

 

Ben hatamı anladım

Bir daha asla olmaz

Aşkımızı öldürme

Kin tutan mutlu olmaz.

 


GELİNLİKLER İÇİNDE

 

Acı acı düşündüm seni

Beyaz gelinliklere bakıp

Bir resim çektirmek istedim

Hayalini koluma takıp

 

Ben siyahlar içinde damat

Sen beyazla içinde gelin

Dün hayalini canlandırdım

Gelinlikler içinde senin

 

Beyaz tülden idi duvağın

Pembe gülden idi yanağın

Hep gülümsüyordu dudağın

İlk güneşi gibi sabahın…

 


MUM IŞIĞINDA

 

Karanlık bir dünyadayım

Gençliğim müm ışığında

Aydınlanmaya muhtacım

Ben senin nur ışığında

 

Güneş bin kere doğsa da

Bırakma karanlıklara

Bir ömür aydınlanayaım

Ne olur dur ışığında

 

Baş belası bir yalnızlık

İçimde nöbet tutuyor

Sensizlik bir girdap gibi

Aydınlığımı yutuyor

 

Flas şiir


GURURUM

 

Geri dönme istemem

Ben sensiz de dururum.

Yalvarıp, yakarmaya

İzin vermez gururum…

 

Eğer birşey demişsem

Ben sözümde dururum

Taş basarım bağrıma

Aşktan üstün gururum.

 

Eğilmem süklüm, büklüm

Huyumdur dik dururum

Bir gün sonumuz ölüm

Candan üstün gururum.

 


PEMBE KIZ

 

Yağmur gibi sel gibi

Rüzgar gibi yel gibi

Gülüp geçme pembe kız

Bana öyle el gibi

 

Yaprak gibi dal gibi

Yelken gibi sal gibi

Bir kerecik öpeyim

Yanağından bal gibi

 

Rüya gibi düş gibi

Bahar gibi kış gibi

Sevdim seni pembe kız

Bir zavallı kuş gibi…

 


YALNIZLIK

 

Oldum olası böyle

Tek başıma biriyim

Gençliğim arzum ölmüş

Yaşamıyor gibiyim

 

Mutsuz dudaklarımda

Hazin hazin bir ıslık

Öylesine sarmış ki

Bırakmıyor yalnızlık…

 

SENİN AŞKIN HANGİSİNDEN

 

Aşksız hayat yavan olur

Sevmem desem yalan olur

Ne zaman aşka kapılsam

Sonu gelmez, hüsran olur

 

Hem ağlatır hem güldürür

Hem yaşatır hem öldürür

Benim aşkım dert dolu

Senin aşkın hangisinden?

 

El ele gözgözeyken aşk

Tatlı bir riya gibidir

Kavuşmak hayal olunca

Aşk insanı yer bitirir.

 

GÖZYAŞLARIM

 

Bir ateş parçacı avuçlarımda

Bir billur tanesi yanaklarımda

Damla damla kadehimi dolduran

En güzel arkadaşım gözyaşlarım

 

Bin acıyı dindirir yüreğimde

Mutluluk reçetesi gözlerimde

Her zerresi taptaze benliğimde

En güzel arkadaşım gözyaşlarım.

 

SEVMEK NEYİME?

 

Yıllardır divaneyim

Dertlere aboneyim

Yıkılmış viraneyim

Sevmek benim neyime?

 

Kendimden kaçıyorum,

Boş bir kalp taşıyorum,

Sevgisiz yaşıyorum,

Sevmek benim neyime?

 

İçimdeki fırtınalar

Birgün dinmek bilmedi,

Şans yüzüme gülmedi

Sevmek benim neyime?

 

ÖZLEM

 

Çepe çevre bağlamış

Yokluğun her anımı

Ben sana adamışım

Varlığımı, canımı

 

Sen dudaklarımda nem

Gözlerimdeki yaşsın

Sana olan bu özlem

Bırak kabarsın taşsın

 

Özlemlerin biriksin

Gönül setimi aşsın

Sana olan bu özlem

Bırak kabarsın taşsın

 


NİYET

 

Niyet ettim aşkına

Güvercinler fal çekti

Seni seven bu gönlüm

Bir bilsen neler çekti

 

Sana şarkı söyledim

Yağmurların altında

Saatlerde bekledim

Gök kubbenin altında

 

Pencereni seyrettim

Camdan bakarsın diye

Belki insafa gelip

Bana koşarsın diye…

 


CANIN İSTERSE

 

Böyle güzel sevgiye

Bunca, kaprisler niye

Yalvaramam gel diye

Ara canın isterse…

 

Boyun eğmem aşkına

Dönsem bile şaşkına

Ara Allah aşkına

Ara canın isterse…

 

Sana kırgın değilim

Ben bir çılğın değilim

Suçum yok ki eğilim

Ara canın isterse…

 

 

 


YILLAR

 

Uzun dediğimiz yıllar

Geride ömür bırakmazlar

Bakmışsınız ki gençlik bitmiş

Uçmuş sanki bütün yıllar

 

Yıllar inanın çok kısa

Ömür yetmiyor geçiyor hızla

Hey gidi yıllar, hey ben de eskidim

Bu Olmayan arzularla…

 

SEVDA ŞARKISI

 

Aşkını gözyaşlarıma kattım.

Sana bir sevda şarkısı yaptım.

Dilimde şarkın, içimde aşkın

Baharda hazan hazan dolaştım.

 

Ömrümü o çıkmaz yollarına

Kalbimi kederlere bıraktım.

Ölen akşamların içinde

Sana bir sevda şarkısı yaptım.

 


GÜZEL OLUR

 

Sevgi ile güzellik

Bir tezgahta dokunur

Kitap gibi bakışlar

Satır satır okunur

 

Söz sevgiye gelince

Akan sular durulur

Sevenlerin gönlünde

Hergün cennet kurulur

 

Sevenlerin gözünde

Sevilen güzel olur

Seven de sevilirse

Herşey ne güzel olur.

 


İNSANLAR AŞIK OLUR

 

Gerçek seven çark etmez

Zengin fakir fark etmez

Ömür biter aşk bitmez.

İnsanlar aşık olur…

 

Gerek yok başta kur’a

Çekilmez aşkta kura

Hayallar kura, kura

İnsanlar aşık olur…

 

Son sözü gözler söyler

Derinden öz’den söyler

Her bakış birşey söyler

İnsanlar aşık olur…

 


Güftemden Dörtlükler

HÜZÜNLÜ KALP

 

Neyim varsa elimde

Felek hepsini aldı

Acıların içinde

Bu hüzünlü kalp kaldı

 

* * *

 

Böyle sevgi olmaz ki

Sevip sevilmiyorum

Yaşarken ölüyorum

Böyle sevgi olmaz ki

 

* * *

 

Sana kapıyı açmam

Ömür aldın ömrümden

Seni kovdum gönlümden

Boşuna zila basma

Sana kapıyı açmam

 

* * *

 

Son şansını yitirdin

Kredini bitirdin

Hep felaket getridin

Sana kapıyı açmam

 

* * *

 

Çok yanlış hesap ettin

Her gün azap ettin

Üstelik ayıp ettin

Sana kapıyı açmam

 

RUBAI

 

Sevilmek hayat demek

Hem gıdadır hem yemek

Her insana aşk gerek

Aşksız hayat boş demek

 

YAMYAMLAR

 

En büyük sensin dediler

Adam havalara uçtu

Üç beş yamyam bir olup

Kocaman adamı yediler

 

Şakşuklayıp gaza getirdiler

Çaktırmadan trilyonları götürdüler

Sen herkesi yersin dediler

Kocaman adamı yediler

 


SERZENİŞ

 

Bir öksüz çocuk ağlıyor yüreğimde…

Gecenin sessizliğine

Saplanmışım

Nereye gitsem karşımda yalnızlık…

 

Dirsek teması gectiğim

Sokaklar

Yüzüme bakmıyor.

Kendi aleminde afilli

İnsanlar.

Nerde tanıdık similar

Arkadaşlar dostlar…

Hepsi öldümü

Ne oldu bunca yıl verdiklerim.

Nerde sevdiklerim?

 


TAŞLAMA

 

Burası ne güzel bir ülke.

Göbek açık bel açık

Kilot görünüyor

Ellerinde şaraplar biralar

Sokak ortasında öpüşüyor kızlar.

 

Kimi metalci, kimi aryacı

Bir de uzun saçlı küpeli

Erkek modeli

Özgürlük sonsuz…

 

Çocukların elinde sigara

Daha kötüsü tiner

Bölücüler uyuşturucu

Pazarında beyin yıkıyor

 

Ayran mafyası, süt mafyası

Her taşın altında yolsuzluk

Ön planda arsızlık hırsızlık

Burası ne güzel bir ülke.

 

Sinmiş masum vatandaş

Ekmek derdinde.

İhale vurguncusu müteahitler

Beş yıldızlı otellerde.

 

Topcular, popcular

Malı götürüyor

Kim kime dum duma

Burası ne güzel bir ülke.

 


LÂZIM

 

Para karşımdakine lazım

Zevk sefa her türlü konfor.

Ne varsa göz alıcı olan.

Hepsi karşımdakine lazım

 

Açlığımdan tokluğumdan kime de

Cüzdanım nezle olmuş

İçinde beş kuruş yokmuş

Düşünmek kimin aklına gelir

 

İşi düşen olmazsa

Bir kere çalmaz telefonum.

Her yanı uyanıklar sarmış

Çemberi yarmam lazım

 

Para karşımdakine lazım

Benim yazıp çizmem lazım

Kendime gelmem lazım

Asalaklardan kurtulmam lazım

 


GERÇEK KİMLİK

 

Uçaktayız

Avukat haciz derdinde

Dokto para derdinde

Bürokrat çapkınlık peşinde

 

Ve kötü hava şarlarında bir tehlike yaşıyoruz

Torosların üzerinde…

Işte o an

Avukat hacizden vazgeçiyor

Doktor fakir hastaları

Bedava muayene ediyor

Bürokrat asıldığı genç bayanı

Öz kızı gibi görüyor.

 

Bir anlık ölüm korkusuyla

Herkes iyiik meleği oluyor.

Dua edenlerin sayısı artıyor.

 

Ve zor şartlar altında

Uçak Ankara Havalimanına iniyor

Ayağı yere basan herkes gerçek kimliğine dönüyor.

 


BENCİL’İN ÖLÜMÜ

 

Sen dolarlarla gömülecek adamsın

Böyle kuruşsuz gidemezsin

Toprağın altına…

Senin mezarın villa olmalı

Deniz hazır

Kefenin cebinde

Visa kartın bulunmalı

Sen taşınmazlarınla

Yatmalısın mezarınla…

 

Ben oluşum

Bir yanda utanmazlar

Diğer tarafta kurnazlar

Aradaki zavallı ben…

 

Piyasada arsızlar

İşbaşında hırsızlar

Boşta gezen ben

 

Rağbet gören yalancılar

El üstünde talancılar

Pasifize olan ben

 


SORGU

 

Alınmışsa radikal

Kararlar

Sen ne yapıyorsun diye

Adama sorarlar…

 


Cevapsızlık

 

Kandırma canbazları

Bir günlük saltanat peşinde…

Yine zaman kaybı filminde…

Açıkgöz oyuncular…

 

Sahte gülücükler

Telefonlar, koşuşmalar

Hepsi palavra…

 

Yüksekten uçan uçana

Ve tam bu sırada

Bir zat girse kapıdan.

Sorsa bu kim, bu kim?

 


SALİM TAŞÇI’YA                                AKROSTİŞ

 

 

SALİM ABİ

 

SÖZÜNÜN ERİDİR

ABİLERİN PİRİDİR

LAFI ÖZÜ BİRDİR

İNCİTMEZ KİMSEYİ

MÜKEMMELDİR

 

TAMAHKAR DEĞİLDİR

ATTIĞI HER ADIMDA

ŞÜKÜR ETMESİNİ BİLİR

CANDAN BİR İNSANDIR

ILIMLIDIR SEVİMLİDİR

 

* * *

 

İnananlar için her zaman bir çıkış yolu vardır

 

* * *

 


Alışveriş

 

Alamam satamam

Doğru söze

Yalan katamam

 

* * *

 

Alırım satarım

Dürüstlüğü bırakırım

Yatarım batarım

 

Niye öldün?

Ey şımarık zengin

Sen hayatın boyunca

Bir fakire ekmek aldın mı?

Kimseye bir bardak su verdin mi?

Bir cocuğu sevindirdin mi?

Bir yaralı parmağa

İşedin mi?

Öyleyse niye öldün?

Vazgeçemiyorum

Gizli tutkular içinde

Gidiyorum çile yolundan

Kırgınım, yorgunum

Sevmekten vazgeçemiyorum.

 

Binkere acı tutsam.

Kalbim aşktan yanadır.

Her yalnızlık nöbetinde

Bir sevgili düşünüyorum

 

Ve her yeni gün

Bir umut ışığı ile örtüyor.

Karamsarlığımın üzerini

Ve sevmekten vazgeçemiyorum

 


PEYNİR GEMİSİ

 

Lafını duydukça

Gevşediğim Paralar

Hani nerede

Milyon dolarlar?

 

Miyadı geçmiş

Mal satılmazki

Cepte kuruş yokken

Böyle de atılmazki

 

Hani nerede paralar

Milyon dolarlar

Başka yerde anlatsan deli deyip kovarlar.

 

Çok yönlü palavralar

Sizin olsun paralar

Her yalan beni yaralar

Yüreğimi paralar

 

Akrostiş

 


Denizli Valisi GAZİ ŞİMŞEK’e

 

Günümüzde çok özlenen

Aranan, az raslanan

Zatı muhterem birisi

İnsanlık abidesi

 

Şevkat dolu yüreğinde

İncelik ve merhamet taşıyor

Memleket sevgisi ile yaşıyor

 

Şevk ile uzatıyor

Ellerini insanlık adına koşuyor

Kalpleri fethediyor vali Baba

 


NAHİT DURU’ya

 

Ne zaman öpsem yanaklarımdan

Anılarımı tazaler büyüklüğün

Her zaman dostluğun sıcaklığın

İçimi ısıtır insanlığın

Tatlı dilin kibarlığın

 

Daima tevazu ve içtenliğinle

Uzun bir yolculuğa çıkarsın

Ruhumun Derinliklerinde sevginle

Ufkumun arşivinde en önde aklansın